korkuların üzerine gitmek ve keşkeler
3 Mayıs 2026’da zor bir karar alarak korkularımdan birinin üzerine gittim ve onu yenmeyi başardım. Bu, benim için harika bir kişisel gelişimdi.
Korkum ise insanları kırma pahasına kendimi açıklayabilmekti. Bu durum benim için çok zordu; hep konuştuğum kişilerle bir sorun olduğunda o son konuşmayı yapamazdım. Bu ise iç dünyamda meseleyi gözümde büyütmeme neden olurdu.
Olayın üzerinden zaman geçse de ben cesaretlenip konuyu masaya yatırdım. “Geçti artık, yapacak bir şey yok,” demedim. İyi ki de dememişim; yoksa kafamda bu senaryo tekrarlanıp dururdu. Karşı taraf sert çıksa da benim iç kaosuma su serpilmişti, hiç olmadığı kadar rahatlamıştım. Belki de mesele tepki değil, keşkelerdi.
İnsanı bitiren keşkeler değil mi?
Keşke deseydim, keşke son kez sarılsaydım, keşke buluşmaya gitseydim, keşke çabalasaydım vb.
Mesele, iyi ya da kötü sonuçlanması değil; mesele, yapamadığın olasılıklar. Kafada bozulmuş plak gibi tekrar eder, ta ki sen durdurma gücünü kendinde bulana kadar.
Sevgili okuyucularım, bugünün konusu korkular ve keşkelerdi.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Sevgiyle kalın.
— Dia