Kayıtlar

güzellik algısı

Resim
Sosyal medya güzellik algısı, yalnızca tek bir nedene indirgenemeyecek kadar katmanlı bir yapıya sahiptir. Ancak bu yapının önemli bir kısmının ekonomik sistemler, özellikle de tüketim kültürüyle şekillendiği söylenebilir. Kapitalizm burada doğrudan “tek fail” değil, fakat güçlü bir hızlandırıcı ve yönlendirici mekanizma olarak düşünülebilir. Çünkü piyasada görünür olmak, dikkat çekmek ve sürekli yeni ürün üretmek zorunluluğu, estetik algıların da sürekli değişmesine zemin hazırlar. Bu nedenle güzellik normları sabit kalmaz; dönemden döneme dönüşür. Bir dönemde “clean girl” estetiği öne çıkarken, başka bir dönemde daha feminen ya da farklı stiller popüler hale gelebilir. Bu değişim yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal medya algoritmalarının, içerik üreticilerinin ve kültürel etkileşimlerin ortak sonucudur. Ünlüler ve içerik üreticileri bu süreci hızlandırır, görünürlüğü artırır. Bu sistem içinde bireyler çoğu zaman hem özne hem de nesne konumundadır. Bir yandan bu...

Başarısızlık

Resim
Hayata ne parası olan ne de somut bir başarısı olan çoğu kişi, kendini başarısız olarak değerlendirir oysa. Bütün başarısızlıkların, seni sen yapan özelliğin değildir. Bazı konularda başarısız olmanız, diğer denemediğiniz aktivitelerde de başarısız olacağınız anlamına gelmez. Senin kişiliğini başarıların değil; hobilerin, alışkanlıkların kurar. ​Sen başarısız değilsin; sadece başaracağın konuları denemedin, belki de başarmak için kendine zaman tanımadın. Başarı emekle gelen bir şey; pes etmemek, başarıya giden yoldur. ​Her pes etmeye yakın olduğunda ayağa kalkmayı bilirsen başarıya yakın olursun. ​Diyelim ki sana, başarının 100. denemede olacağını deseler... Her denemede başarısız olsaydın mutlu olurdun çünkü 100. denemede olacağını biliyorsun. Süreç seni yıpratsa da pes etmemek ve her daim denemek, başarının yapı taşıdır. Denemek, başarı yolunda yeni şeyler öğrenmenin yoludur; tek yapman gereken, her denemede kendine bir bilgi katmaktır. Denemeden başarıya ulaşanların a...

Dönüm noktam

Resim
NEVER GIVE UP ! Benim  dönüm noktam  James Scholz  ile tanışmamdı . Onunla tanışana kadar umutsuzdum ve kendimi başarısız hissediyordum; ta ki James bana ilham olana kadar. O sene tam tamına 22 kilo verdim, bir günde 13 saat çalışarak kendi ders çalışma rekorumu kırdım ve kendimi sevmeye başladım. Yeni hobiler edindim, kendimle vakit geçirmeyi öğrendim; James benim bakış açımı değiştirdi. Hayatımda, her şeyi yapabileceğime inandığım o muazzam seneyi yaşadım. ​Şimdi ise başa döndük... Oysa hep öyle olmaz mı? Hayat her daim yeniden başlamanı ister. Tek yapman gereken, düştüğünde ayağa kalkmayı bilmektir. ​Hayatını Motivasyona Bağlama; Güdü Seni A Noktasından B Noktasına Taşır! ​Bahsettiğim bu süreçte bana eşlik eden ve hayatımı şekillendiren önemli kitaplar şunlar: ​ Can't Hurt Me – David Goggins ​ Atomic Habits (Atomik Alışkanlıklar) – James Clear ​ Deep Work (Pürdikkat) – Cal Newport ​ Ekstra: ​ Mindset (Aklını En Doğru Şekilde Kullan) – Dr. Carol S. Dweck ...

sevmekten korkmak

Resim
Korkuyorum? Neden? ​Yaşanabilecek anılardan, hayal kırıklıklarından, yetersiz olmaktan, kendimi kaptırmaktan, birini düşünmekten, aldatılmaktan, aldatmaktan... ​Oysa hepsi henüz gerçekleşmemiş şeyler; neden beni bu kadar çok korkutuyor? ​Belki de sorun, karşımdakine ruhumu teslim etmek istemiyorumdur; eğer ruhumu teslim edersem, sadece beni ikiye bölmemesini beklerim. ​Belki onunla beraber yaşamaktan korkuyorum. Onunla birlikte sevmekten, nefret etmekten... Karşımdakine göre yaşamaktan korkuyorum. ​Zamanımı ona adamaktan korkuyorum. Kendimden feragat etmekten korkuyorum. ​Belki yalnızlığa alışmışımdır ve hayatıma ket vurmaktan korkuyorum. ​Belki de sınır koymayı bilmediğimden ipleri ona vermek istemiyorum. ​Belki mutsuz olsam da konfor alanımı tercih ediyorum, değişmekten korkuyorum. ​Belki sevdikten sonraki olasılıklar beni korkutuyor: Severken ayrılmak, sevmeyi başaramamak... ​Sevilemeyeceğimi düşünmekten, "belki"lerden gerçeği kaçırıyorum. ​Güvenmek ...

bakış açını değiştir !

Resim
Bakış açını değiştir! İstek değil, zorunluluk. ​Eğer hep aynı bakış açısıyla kalırsan nasıl kendini geliştirebilirsin ki? Konfor alanından çık! Çık ki farklı ideolojiler, hayat felsefeleri, insanlar tanıyabilesin. ​Kimse konfor alanından çıkmanın kolay olacağını söylemedi. Farkına var ve dene; dene ki hayat döngün dışında, belirsizliğe adım at. ​Konfor alanı herkes için farklıdır; belki bir mekân, belki bir fikir, belki bir alışkanlık, belki de bir korku... ​Bunun farkına varmak en büyük adım. Örneğin beni döngüde tutan korkularımın ne kadar küçük olduğunu, üstüne giderek fark ettim. Başta benim için de yapmak imkânsızdı, kendimi böyle kabul etmiştim ama değişme isteği, bastırsam da içimdeydi. Mecbur kalma durumu, korksam da yapmama sebep oldu. Sonra yapabileceğime inandım. Beni geriye çeken korkularımın ne kadar küçük ama zararlı olduğunu fark ettim. Bakış açım tümden değişti. İsteyerek olmuyorsa zorlayarak değişti, yeter ki sen değişmeyi iste. İstersen imkânsız diye b...

hayatan nasıl zevk alınır ?

Resim
Hayattan zevk almanın yolu biraz da küçük şeyleri romantize etmekten geçiyor. Küçük anlardan mutlu olmayı bilmek gerekiyor. Arkadaşlarla vakit geçirmek, kahve içmek, dizi ya da film izlemek, kitap okumak, spor yapmak veya yeni hobiler edinmek… İnsan kendine bir uğraş bulduğunda hayat daha yaşanabilir hissettiriyor. Kendini geliştirdiğini görmek bile bazen insanı mutlu etmeye yetiyor. ​Başlangıç için düşüncelerinizi yazdığınız bir defter tutmak bile iyi gelebilir. ​Fakat çoğu insandan şu cümleyi duyuyorum: ​“Her gün yazmaya üşeniyorum, bende o disiplin yok.” ​Açıkçası bu düşünceye hak veriyorum. Çünkü bir hobiyi zevk aldığınız için yaparsınız. O şey zorunluluğa dönüştüğünde artık bir hobi olmaktan çıkar ve yavaş yavaş işe dönüşür. İnsan da yaptığı şeyden eskisi kadar keyif alamamaya başlar. ​Bu yüzden hayattan daha fazla zevk almak istiyorsanız hobilerinizi sürekli verim almanız gereken şeyler hâline getirmeyin. Canınız istediğinde yapın. Mükemmel olmak zorunda değil. B...

hobiler zaman kaybı mı ?

Resim
Hobiler zaman kaybı mı? Hayır, zaman kaybı değil. ​Hobiler seni sen yapan parçaların; her biri senin kişiliğinden bir parça. Resim çiziyorsan sanatsal kişiliğin, spor yapıyorsan disiplinin, yazı yazıyorsan yaratıcılığın vb. Seni sen yapan şey, hobilerin. Her bir hobi kaybı; kendinden verdiğin bir özellik ve bir değişim. Peki hobi kaybı kötü mü? Hayır, senin gelişmen için, hatta değişmen için yol açan bir durum. İnsanlar bu değişimi kötü algılasa da birçok farklı hobiyi aynı anda yürütmek zor ve uğraştırıcı olabilir; bu nedenle artık yapmaktan hoşlanmadığın ve zevk yerine yorgunluk verenlerin yerine yenisini koymak, değişime açık olduğunu gösterir. Değişimden korkma, kabullen! :) ​Sevgiyle kal, ​-Dia

ilk gönderi

 Selam herkese ben Dia ilk gönderimi paylaşıyorum  nedense blog yazma işi 2015-2016 vibe veriyor bu nedenle başlamak istedim başlama hikayemi anlatayım  yemek tariflerine bakıyordum ve farklı bir ülkenin olduğu için az site vardı ilk 3'de yer alan sitelerden biri blogger.com'du  girdiğimde ise bir ablanın hayatından anılar ile karşılaştım az kurcaladım 2019da son gönderisi paylaşıp yok olmuş  2015 de ki gönderilerine baktığımda aslında sanal bir günlük yayınladığını fark ettim ve neden benimde olmasın ki dedim?  bu nedenle şimdi başlıyorum 3.05.2026  bakalım neler yazıcam ileride .. acaba birileri okur mu ? okursanız yorum yapar mısınız ?  varlığınızı hissetsem bile yeter  sevgiyle kalın 💗 sevgilerle:Dia